Tip 1 Diyabetin Ameliyatla Tedavisi Mümkün Müdür?

Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Endokrinoloji ve Metabolizma BD.

Tip 1 diyabeti tümüyle ortadan kaldırmak mümkün olabilir mi ve böyle bir tedavi olacak mı hepimizin kafasındaki soru işaretidir. Bilimsel çalışmalar aslında buna da çok uzak olmadığımızı gösteriyor. Belki yakın bir gelecekte Tip 1 diyabette böyle bir tedavi seçeneğine ulaşmamız mümkün olabilir. Bunun nasıl mümkün olacağına dair farklı seçenekler söz konusudur.

Öncelikle adacık naklinden söz etmek gerekirse bildiğiniz gibi pankreasımızdaki insülin üreten hücreler adacık olarak, beta hücreleri olarak isimlendiriliyor. Bu beta yani adacık hücrelerinin fonksiyonunu kaybetmesi sonucunda diyabet meydana geliyor. Eğer biz bu fonksiyonunu kaybetmiş hücreleri dışarıda kişiye verirsek ve de bunlar fonksiyon göstermeye devam ederse şekeri hissedip ona göre insülin üreterek diyabeti tümüyle ortadan kaldırabilirler. Pankreas adacıklarının nakliyle ilgili süreç halen devam etmektedir ve 20 yıl öncesine göre oldukça ilerlemiş vaziyetteyiz. Sorunlar tümüyle çözülmüş değil ama ciddi bir ilerleme var.

Bu noktada birkaç tane teknik sorun söz konusudur. Bir kere yeterli adacık hücresi bulmak sorunu var çünkü adacıklar şu anda sadece ölen kişilerin pankreası çıkartılıp onların içinden betan hücreleri ayırt edilerek toplanabiliyor. Ölen kişiden toplanan bu beta hücreleri diyabete olan kişiye veriliyor. Tabi bu başkasının hücreleri bize verildiğinde vücudumuz bu hücreler yabancı kabul ederek hızla saldırıp yok ediyor. Bu saldırının önüne geçmek için vücudun direnç sistemini zayıflatan ilaçlar kullanılıyor. Bu direnç sistemini zayıflatan ilaçlar bizim daha kolay hastalık ve enfeksiyonlara yakalanmamıza veya başka yan etkilere yol açabiliyor. Dolayısıyla hakikaten ciddi bir gerekçe yoksa şu anda adacık nakli mutlaka diyabeti tedavi edelim, tümüyle ortadan kaldıralım denecek bir tedavi yöntemi değildir. Belki ciddi yani hayatı tehdit eden hipoglisemisi olanlarda ya da böbrekleri çalışmadığı için böbrek nakli yapılmış ve de vücudun direnç sistemini zayıflatan ilaçları zaten kullanan kişilerde yapılabilecek bir tedavi seçeneği olarak şu anda kullanılıyor.

Tabi burada teknik zorluklardan birincisi kadavralardan, ölen kişinin pankreası çıkartılarak elde edildiği için yeterli adacık hücresi bulmaktır. Dolayısıyla yeterli sayıda kadavra bağışı olmadığı için ve yeterli pankreas bulunamadığı için bu istediğimiz kadar sıklıkla yapılmıyor. Diğer bir sorunda vücudun direnç sistemini zayıflatan ilaçlar ve bunların tan etkileridir. Eğer vücudun direnç sistemini zayıflatan ilaçlara ihtiyaç olmadan adacıkları yerine koyabilirsek ve de vücudumuzun kök hücrelerini mesela insülin üreten hücrelere dönüştürebilirsek belki de hiç zorluğa gerek kalmadan bu adacık hücrelerini ihtiyaç oldukça yerine koyabiliriz. Ama şu andaki imkânlarla ancak bu nakledilen hücreler vücudun direnç sistemini zayıflatan ilaçlara rağmen 3-4 yıl içinde fonksiyonlarını kaybediyor ve yeniden bir nakil yapılması gerekli oluyor. Dolayısıyla şu anda elimizde diyabeti tümüyle ortadan kaldıracak bir tedavi seçeneği gibi görünmese de ileriye umutla bakmamıza yardımcı oluyor. Bu alandaki çalışmalar hızla devam ediyor.

Diğer bir tevdi yöntemi de pankreasın tümüyle nakledilmesidir. Burada da ölen kişinin pankreasının çıkartılarak nakledilmesi gerektiği için esas sorun yeterli bağış bulmaktır. Burada da tümüyle pankreası naklederken yabancı bir organı naklettiğiniz için mutlaka direnç sistemini zayıflatacak bir ilaç tedavisi ve bunların yan etkileri gerekiyor. Ve bu işlem büyük bir ameliyatla yapılıyor. Bu nedenle çoğunlukla böbrek nakli gereken hastalarda ya da daha önce böbrek nakli yapılmış hastalarda bu tedavi şekli yapılıyor. Bunlarla da yine hakikaten diyabet başarılı bir nakil ile kan şekerleri kontrolü açısından iyi bir noktaya gelebiliyor. Ama tabi hem ameliyatın riski hem de diğer riskler göz önüne alındığında hiçbir problemi olmayan diyabetli için günümüz koşullarında tercih edilebilecek bir tedavi yöntemi değildir.

Diyabetin tedavisinde herkese ulaşabilecek diğer bir tedavi seçeneği biyonik pankreas ya da yapay pankreastır. Yani pankreasımızın yaptığı gibi şekeri ölçüp yine pankreasımızın yaptığı gibi de yapılan ölçümlerinin sonucuna göre kan dolaşımına insülin veren bir cihaz ile diyabet tedavi edilebilir. Şimdi elimizde sürekli insülini cilt altından vücudumuza veren insülin pompaları var. Bu cihazlar 24 saat boyunca sürekli bizim ayarladığımız dozda insülini cilt altına gönderiyorlar. Yemek yediğimizde de yiyeceğimiz yemeğin miktarına göre ne kadar insülin göndermemiz gerekiyorsa biz üstünden ayarlama yaparak gönderiyoruz, cilt altına giden insülinle kan şekerimiz dengede kalıyor. Aynı şekilde 7 güne kadar varan süreyle 24 saat boyunca kan şekerini ölçüp bunu kaydeden ve 7 gün üzerinizde taşıyabildiğiniz şeker ölçüm sistemleri var. Bu sistemler kan şekerlerini gösteriyorlar; pompa insülini vücuda gönderiyor. Eğer bu iki sistemi birleştirebilirsek biyonik pankreas elde edebiliriz. Bunun üzerinde de yoğun çalışmalar var. Bu başarılabilirse, ki muhtemel 1-2 ay içinde bu gerçekleştirilecek, o zaman Tip 1 diyabet tedavisi için tümüyle olmasa bile pankreasın işlevini bizim yükümüzü oldukça hafifletecek şekilde üstlenen cihazlar kullanıma girecek gibi görünüyor. Dolayısıyla biyonik ya da yapay pankreas ilerleyen yıllar için diyabet tedavisinde biraz daha ulaşılabilir bir tedavi seçeneği gibi görünmektedir.

İlginizi Çekebilir

Benim tip 1 diyabetim var çocuğumda da olacak mı?
Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli
Tip 1 Diyabet Nedir? Nasıl Tanı Konur?
Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli
Tip 1 diyabet tedavi edilebilir mi?
Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli
Tip 1 diyabetimi kendim ne kadar yönetebilirim?
Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli
Tip 1 diyabetin sebepleri nelerdir?
Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli
E-Bültene Üye Olabilirsiniz