Diyabet Ve Göz Sağlığı

Prof. Dr. Dilek Yavuz
Marmara Üniversitesi Tıp Fak. Hastanesi
Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı

Diyabetik hastalarda en çok etkilenen organlardan bir tanesi gözdür. Şekerin yüksek seyretmesiyle beraber yani eğer şeker hastalığınız uzun süreli yüksek seyretmişse ve tedavisi edilmemişse öncelikle gözdeki küçük damarlar etkilenmeye başlar. Kan şekerinin çok hızlı yükselmesi ve çok hızlı düşmesi özellikle lenste çok hızlı değişiklikler meydana getirir. Zaman zaman olan bulanık görmeler, mesela aldığınız gazeteyi bulanık görmeniz sebebiyle okuyamamanız ve bir süre sonra kan şekeri düştükten sonra yine okuyabilir hale gelmeniz şekerin hızlı yükseldiğinin ve hızlı düştüğünün bir göstergesidir. Bu genellikle şekerin erken döneminde karşılaştığımız sorunlardan bir tanesidir.

Şeker hastalığının daha güç dönemlerinde veya daha uzun süre tedavi edilmeyen hastalarda ise göz dibindeki damarlarda harabiyet meydana gelir ve “Diyabetik Retinopati” dediğimiz durum ortaya çıkar. Öncelikle göz dibindeki damarlarda genişleme ve sertleşme olur. Ardından yeni damar oluşmaya başlar. Yeni damar oluşumu kulağınıza çok hoş bir şey gibi gelse de göz dibinde oluşan yeni damarlar çok kırılgan çok narin bir yapıya sahip oldukları için en ufak bir problemde hemen göz içine kanarlar ve göz içi kanamaları meydana gelebilir. Bu da çoğu vakamızda ne yazık ki görme kayıplarıyla sonuçlanır. Bunları engellemek adına göz dibinde yeni damar oluşumu ve damar genişlemeleri (anevrizmaları) varsa tedavi ve tedbir olarak lazer tedavisiyle bunları yakıp göz içi kanamalarını engellemeye çalışırız.

Kan şekerinin kontrol altına alındığı durumlarda ise kişiden kişiye değişmekle beraber artık tedavi hedeflerimiz farklılaşmış olsa da iyi kan şekeri kontrol ederken açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri ve hemoglobin A1c’nin kontrolünden bahsediyoruz. Sadece tek bir tane kan şekeri bakmak bizim için yeterli değildir. Eğer açlık kan şekeri 110 mg/dl’un altında; tokluk kan şekeri bazı kişilerde 140 mg/dl, bazı kişilerde 180 mg/dl’in altında kalırsa; hemoglobin A1c %6,5 veya bazı kişiler için %7-7,5 civarında seyrederse ve onun altında kalırsa retinopati geliştirme olasılığınız oldukça düşer.

Diyabetik retinopati geliştikten sonra ise mutlaka tedaviye başlamanız ve en az 6 aylık aralarla göz dibinizi kontrol ettirmeniz gerekmektedir. Tip 1 ve Tip 2 diyabetik hastalardan ricamız her sene şikâyetleri olsun olmasın bir göz dibi muayenesi yaptırmalarıdır. Göz dibi muayenesi çok basit, birkaç dakikalık ve elimizdeki teknik imkânlarla çok kolaylaşmış bir işlemdir. Eğer ihtiyaç varsa, altta yatan başka bir problem varsa ya da bir sorun tespit edilmişse zaten göz hekiminiz anjiyo ya da başka tahlilleri de ek olarak size önerecektir. Kan şekerini iyi kontrol etmek retinopati riskinizi azaltacaktır.

İlginizi Çekebilir

Diyabet Tedavi Edilmezse Ne Tür Hastalıklara Yol Açar?
Prof. Dr. Abdurrahman Çömlekçi
Diyabet Tedavi Edilmezse Ne Tür Komplikasyonlara Yol Açar?
Prof. Dr. İlhan Yetkin
Diyabet Ve Ayak Sağlığı
Prof. Dr. Metin Aslan
Diyabet Ve Böbrek Sağlığı
Prof. Dr. Dilek Yavuz
Diyabet Ve Kalp&Damar Sağlığı
Prof. Dr. Dilek Yavuz
E-Bültene Üye Olabilirsiniz